
Êfrin: 400 Kürt aile kentlerine geri dönüyor ama ev ve arazileri başkalarının elinde veya harap
Bianet
bianet
9 Mart 2026 22:23

Bianet
bianet
9 Mart 2026 22:23
Suriye Geçiş Hükümeti ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi arasında varılan anlaşma kapsamında 400 aile Êfrin’e dönmek üzere yola çıktı. Ancak Rûdaw'ın haberine göre, aileleri, harabeye dönmüş evler, talan edilmiş bağlar ve mülkler bekliyor. Birçok evin, dışarıdan getirilen Arap yerleşimciler ve silahlı grupların işgali altında ya da boşaltıldıktan sonra tamamen yağmalanmış durumda olduğu bildiriliyor. Êfrin'de ne oldu? Türkiye, "Zeytin Dalı Harekatı" adı verdiği bir askerî saldırıyla, eğitip donattığı devşirme silahlı toplulukların desteğinde 20 Ocak 2018’de Êfrin’e girdi. Yaklaşık iki ay süren çatışmaların ardından Mart 2018’de kentin kontrolünü ele geçirdi. Harekât sırasında yüz binlerce sivil, kadın, erkek, yaşlı ve çocuk Kürt, bombardıman ve çatışmalar nedeniyle Êfrin’den ayrılarak Şehba, Tel Rıfat ve Halep çevresindeki bölgelere göç etmek zorunda kaldı. Kentten ayrılan nüfusun önemli bir kısmı daha sonra Suriye ordusunun operasyonları ve güvenlik koşulları nedeniyle de yeniden yer değiştirmek zorunda kaldı. Êfrin’de kalan veya geri dönmeye çalışan birçok Kürt aile, evlerinin ve tarım arazilerinin silahlı gruplar ya da yeni yerleştirilen nüfus tarafından el konulduğunu bildirdi. Uluslararası insan hakları örgütleri bölgede zorla mülkiyet devri, yağma, fidye için alıkoyma ve keyfi tutuklamalar gibi uygulamalara ilişkin çok sayıda rapor yayımladı. Türkiye destekli silahlı gruplar arasında kentin kontrolü ve Kürtler'den el konulan emlak ve tarım arazilerinin paylaşımı nedeniyle zaman zaman silahlı çatışmalar da yaşandı. Bölgenin demografik yapısının değiştiği yönünde çok sayıda rapor yayımlandı; başka bölgelerden getirilen Arap ve Türkmen ailelerin boşalan evlere yerleştirildiği iddia edildi. Êfrin’de Kürt dilinin kamusal kullanımın ve yerel yönetim kurumlarının büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı, yerlerine Türkiye’ye bağlı yerel idari yapılar kurulduğu bildirildi. Türkiye, bölgedeki yönetimi yerel meclisler ve güvenlik birimleri üzerinden organize ederken altyapı, eğitim ve sağlık alanlarında Türkiye kurumlarıyla bağlantılı bir idari düzen kurdu. Bugün Êfrin, fiilen Türkiye’nin askeri ve idari etkisi altındaki Suriye kuzeyindeki bölgelerden biri olarak kalmaya devam ediyor ve yerinden edilmiş Êfrinlilerin önemli bir bölümü hâlâ geri dönememiş durumda. "Tapularını bile çaldılar" Rûdaw'ın haberine göre, Efrin’in Mareskê köyünden Abdulqadir Halil’in evi, bir zamanlar düzenli, döşenmiş ve yaşam için gerekli tüm eşyaların bulunduğu bir evdi. Bölgenin işgal edilmesinin ardından ev sahibi göç etmek zorunda kaldı. 2018’den bu yana eve bazen dışarıdan getirilen Araplar, bazen de silahlı gruplar el koydu. Evden ayrıldıklarında ise ev eşyalarından kapı, pencere ve elektrik kablolarına kadar her şeyi yağmaladılar. Ev sahibi, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, evinin ve arazilerinin tapularının bile çalındığını belirtti. Êfrin'in Kürt sakinlerinden Abdulkadir Halil, evinin durumunu şöyle anlattı: “Benim adım Abdulkadir Halil, Mareskê köyündenim. Geldim, evim harap olmuş, evde hiçbir şey kalmamış. Yatak odası, misafir odası, mutfak, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi… Her şeyi götürmüşler. Elektrik kablolarını sökmüşler. Su musluklarının hepsini çıkarmışlar. Su dinamosunu da götürmüşler. Evde hiçbir şey kalmamış. Şimdi ev boş ama onu onaracak imkânım yok.” 76 yaşındaki Abdulkadir Osman Halil, evini onaracak imkânı olmadığı için yaklaşık bir yıldır eşi Halide Halil ile birlikte Êfrin şehir merkezinde kiralık bir bodrum katında yaşıyor. Halil “Efrin’e geldikten sonra evimin harap olduğunu gördüm. Bir bodrum katında kirada oturuyorum." diyor. "Avluyu bile yapacak imkânım yok ve siz Êfrin’in durumunu biliyorsunuz.” Türkiye Êfrin'den çekildi mi? R^daw'ın haberindeki "400 ailenin geri dönmesi" Türkiye’nin çekilmesiyle ilgili değil. Son dönemde sahada Rojava ve Şam arasında varılan bazı sınırlı düzenlemelerden kaynaklanıyor. Son aylarda Şehba bölgesinde yaşayan Êfrinli yerinden edilmişler ciddi bir güvenlik ve barınma kriziyle karşı karşıya kaldı. Bu durum üzerine bazı yerel arabuluculuk girişimleri başladı; aşiret temsilcileri, yerel meclisler ve silahlı gruplar arasında görüşmeler yapıldı. Bu görüşmeler sonucunda bazı köylere sınırlı sayıda ailenin geri dönmesine izin verilmesi konusunda anlaşmalar ortaya çıktı. Geri dönüşler genellikle uluslararası kuruluşların organize ettiği büyük bir program şeklinde değil, parça parça ve yerel anlaşmalar üzerinden gerçekleşiyor. Dönen ailelerin çoğu kendi köylerine değil, daha güvenli görülen birkaç yerleşime yerleştiriliyor. Birçok evin başkaları tarafından kullanılıyor olması nedeniyle mülkiyet sorunu devam ediyor. Bu nedenle geri dönüşler çok sınırlı ve kırılgan; yüz binlerce Êfrinli hâlâ Şehba, Halep veya Qamişlo çevresinde yaşamaya devam ediyor. (AEK)
AI Özet Oluşturuluyor