Vitrindeki Çocukluk
Bir AVM'nin kapısına asılan '18 yaşından küçükler giremez' tabelası, aslında kaybettiğimiz bir dönemin vedasıdır.
Güvenlik görevlisinin elindeki o meşhur '18 yaş sınırı' tabelası, sadece bir karton parçası değil; şehrin kalbinde atılan bir düğümdür. Bir zamanlar oyun alanları, dondurma külahları ve ergenlik sancılarıyla dolup taşan o koridorlar, şimdi birer 'yetişkin mabedi' ilan edildi. Artık çocukların gülüşü, mağazaların ışıltılı vitrinlerinden yasal bir kararla kovuluyor.
Sözcü’nün manşetlerine düşen bu haber, aslında tüketim toplumunun kendi evlatlarına duyduğu tahammülsüzlüğün belgesidir. AVM’ler, yıllarca aileleri, çocukları ve gençleri oraya çekmek için mimari oyunlar kurdu. Şimdi ise aynı yapılar, omuz silktiği gençliğin yarattığı gürültüden rahatsız olup kapıları kilitliyor.
Bir anlığına durup düşündüm: O kapıdan çevrilen 16 yaşındaki bir gencin, o camların ardındaki 'yetişkin dünyasına' bakarken hissettiği o tuhaf dışlanmışlık hissi nedir? Belki de o an, bir çocuğun hayallerinin üzerine çekilen ilk gerçek çeliktir.
Asıl şaşırtıcı olan ise, bu kararın bir 'düzenleme' adı altında alkışlanması. Sokakta oynayacak yeri kalmamış, parkları betonlaşmış bir nesli, sığındıkları tek kapalı alandan da kovuyoruz. Sonra da 'gençler neden evde, neden ekran başında?' diye soruyoruz. Çünkü sokağın da, AVM’nin de, şehrin de sahibi artık onlar değil.
Bu kararın arkasında yatan mantık, güvenlik gerekçesiyle maskelenmiş bir 'arındırma' operasyonudur. Bir AVM'nin 18 yaş altını yasaklaması, o AVM'nin bir yaşam alanı değil, sadece bir cüzdan boşaltma merkezi olduğunu itiraf etmesidir.
Geçen gün bir AVM çıkışında, güvenlik görevlisine yalvaran bir çocuk gördüm. Sadece arkadaşını beklemek istiyordu, hiçbir şey çalmayacaktı, hiçbir camı kırmayacaktı. Görevlinin gözlerindeki o ifadesiz, mekanik acımasızlığı gördüğümde asıl tehlikenin çocuklarda değil, onları dışlayan bu soğuk düzende olduğunu anladım.
Çocuklar, yetişkinlerin kurduğu bu sahte cennetlerin en büyük süsüydü. Şimdi o süsler sökülüyor. Geride kalan ise; birbirine mesafeli, birbirine tahammülsüz ve her köşesi 'yasaklı' bir beton yığını.
Siz çocukları kapı dışarı edebilirsiniz, ancak unutmayın; o kapıdan içeri almadığınız her genç, yarın şehrin geri kalanında size daha yabancı, daha öfkeli ve daha uzak bir yetişkin olarak dönecek. Çocukluğunu AVM koridorlarında tüketmiş bir nesli, şimdi AVM’ye sokmayarak neyi korumaya çalışıyoruz?
Belki de sadece, kendi yaşlanmışlığımızı ve tahammülsüzlüğümüzü gizliyoruz.
Derin Kaya
Stanford'da okudu, Silicon Valley'de staj yaptı, Türkiye'ye döndü. 'Burası daha ilginç' dedi.